|
|
|
|
iran kültür evi..... kültür ve tarih
|
|
|
|
İSLAM İNKILÂBI HAKKINDA |

|
İran’ın son ikiyüz yıllık
tarihi özellikle 1919 yılından sonraki yılların incelenmesi bir çok yönden önem
taşımaktadır. Sömürgenin nüfuzu, sultası ve sömürgeci imparatorların yer değiştirmesi,
çeşitli fikrî cereyanların siyasî ve kültürel meselelere yaklaşımı, halkın rolü ve siyasal,
kültürel sosyal sahalarda bulunmalarının etkisinin incelenmesi, bütün siyaset adamları ve üst düzey yöneticiler
için gerekli ve kaçınılmazdır. İslâmî İnkılâbın oluşumu ve gidişatının
nedenleri 1959 yılından bu güne kadar hep tartışma ve görüş ayrılıklarına neden olmuştur.
Bütün itikadî ve siyasî cereyanlar ve guruplar bir şekilde konuyu ele alarak sonuç çıkarmaya çalışmışlardır;
bir çokları İslâm İnkılâbı’nı, dünyadaki diğer devrimlere benzetmeye çalışmışsalar
da, gerçekten onların görüşleriyle gerçekler arasında çok mesafe vardır.
|
Zira, bu İnkılâbın gücü
hiç bir sınırlandırma ve guruplandırmaya bağlı olmayıp, gerçek İslâm ideolojisi üzerine
kurulmuştur.Bu özellik dünyadaki diğer sistemlerde pek rastlanmayan bir durumdur.Ayrıca bu İnkılâbın
liderliği, |
 |
tarihte benzeri görülmeyen kendine
münhasır bir kişinin “İmam Humeynî”nin elindeydi. İşte bu tüzden İnkılâbtan
önce ve sonraki değişiklik ve cereyanlar siyasî yorumcuların öngördükleriyle çelişiyordu. Gerçek olan,
dünyanın böyle bir devrime yabancı olmasıydı. Bundan dolayı ona karşı kullandıkları
yöntemler yetersiz kalıyordu.
 |
İnkılâbın oluşumu
ve devamıyla ilgili ortaya konulan görüşler ve yorumlar bir kitap haline getirilirse, görüş sahiplerinin bu
iddayı onaylayacaklarına inanıyoruz. İnkılâbın temel nedenleri şunlardan ibarettir: |
|
1-
Fevkalâde istisnaî ve akıllı bir yöntemle inkılâb liderliğini üstlenen
ve doğru sonuca götüren İmam Humeynî’nin liderliği, İmam’ın kişisel özellikleri
ve liderliği ayrıca sosyolojik bir konudur. |

|
 |
2-
İnkılâb öncesi ve sonrası halkın tek parça bir şekilde bütün
sahalarda hazır bulunması ve Şah rejimine karşı mücadelede, etkin bir güç haline gelmesi |
|
3-
İslâm, İslâm Peygamberi ve Ehlibeytine olan inanç ve bağlılık,
onların yaşamı ve Allah yolunda şehid oluşu, özellikle de Aşûra’dan alınan ders ve
ibretler, yabancılar bir kenara, Şah rejiminin siyasî ve güvenlik güçleri tarafından bile anlaşılması
zor olan bir değişiklik ortaya çıkardı.
|
|
|
Bu yüzden hiçbir iktisadî ve siyasî yorumda halkın
inancı ve ulemanın rolü dikkate alınmıyordu. Halbuki İnkılâbın en büyük nedeni, Şah
rejiminin halkın inançlarına yaptığı saygısızlıklardı. Bazı kesimler, modernizm,
sanayileşme ve batıyla |
 |
olan iletişim ve alış verişin geliştirilmesini, İslâmî İnkılâbın
asıl nedenleri olarak göstermeye çalışmışlardır ancak, gerçek şudur ki, müslüman halkın
inanç ve hüviyetini yok etmeye çalışan Batının çürük değerleri ve çok yönlü sömürgeci sultasına
karşı mücadele İslâmî İnkılâbın asıl nedenlerindendir. Çünkü İslâm, hiçbir zaman güvenilir
sağlıklı ve yapıcı ilişkiye karşı olmamıştır. Tam tersine böyle bir
ilişkinin gelişmesinden yana olmuştur. Velhâsıl şunu söyleyebiliriz ki, 1979’da
|
gerçekleşen İran İslâm
İnkılâbı sadece İran tarihindeki değişikliğin bir başlangıcı değil
bölgede ve uluslararası düzeyde birçok değişikliklere neden olmuştu ki, İslâm İnkılâbı
tarihinde inceleme ve araştırma konusu olmuştur. |

| | |
|